"stun" in Turkish
Definition
Birini öyle şaşırtmak ya da şok etmek ki tepki veremez olsun, veya kısa süreliğine bilinçsiz bırakmak.
Usage Notes (Turkish)
Güçlü duygusal şoklar veya bedensel etkiler (örn. spor, kavga) için sık kullanılır. 'Astonish' olumlu, 'stun' ise genellikle şaşkınlık veya şok etkisi taşır.
Examples
The loud noise stunned everyone in the room.
Yüksek ses odadaki herkesi **sersemletti**.
The boxer was stunned by a hard punch.
Boksör sert bir yumrukla **serseme döndü**.
The news of her victory stunned her family.
Onun zafer haberi ailesini **şaşırttı**.
I was absolutely stunned when I heard I got the job.
İşi aldığımı duyunca gerçekten **şaşırdım**.
The magician's trick stunned the audience into silence.
Sihirbazın numarası izleyiciyi **sessizliğe şaşırttı**.
Her incredible singing voice always stuns the crowd.
Onun inanılmaz şarkı sesi her zaman kalabalığı **şaşırtır**.