"stubs" in Turkish
Definition
Bir şeyin kullanıldıktan veya kesildikten sonra geride kalan küçük parçasıdır; en çok bilet kopuğu, sigara izmariti veya başka bir nesnenin kısa kalıntısı olarak kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok 'ticket stubs' (bilet kopuğu), 'cigarette stubs' (sigara izmariti) gibi tamlamalarla karşılaşılır. Çoğul hâliyle fiil olarak kullanılmaz.
Examples
Please keep your ticket stubs until the end of the show.
Lütfen gösteri bitene kadar bilet **kopuklarını** saklayınız.
There are many cigarette stubs on the ground outside the building.
Binanın dışında yerde birçok sigara **izmariti** var.
He threw the pencil stubs into the trash.
O, kurşun kalem **kopuklarını** çöpe attı.
I used to collect old movie stubs as souvenirs.
Eskiden eski film **bilet kopuklarını** hatıra olarak biriktirirdim.
All that’s left of the fireworks are a few burnt stubs in the garden.
Havai fişeklerden geriye bahçede sadece birkaç yanmış **kopuk** kaldı.
"Do you really keep all your concert stubs?" "Yeah, it's fun to look back on old shows."
"Gerçekten bütün konser **bilet kopuklarını** mı saklıyorsun?" "Evet, eski konserleri hatırlamak hoşuma gidiyor."