Type any word!

"stub" in Turkish

fiş parçasıkısa kalan parça

Definition

Bir şey kullanıldıktan sonra geriye kalan küçük parça; genellikle bilet fişi, maaş bordrosu veya kısa kalmış nesneleri ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle isim olarak kullanılır: 'bilet fişi', 'maaş bordrosu', 'kısalmış kalem'. 'Stump' ile karıştırmayın (daha büyük ya da ağaç kökü anlamında).

Examples

Please keep your stub for the concert.

Lütfen konser için **fiş parçası**nı saklayın.

He wrote his number on a stub of paper.

Numarasını kağıdın bir **kısa kalan parçası**na yazdı.

The candle burned down to a small stub.

Mum küçük bir **kısa parça**ya kadar yandı.

I lost my ticket but found the stub in my pocket.

Biletimi kaybettim ama cebimde **fiş parçası**nı buldum.

My pencil is just a stub now, time for a new one.

Kalemim artık sadece bir **kısa parça**, yenisini alma zamanı.

Don’t throw away your pay stub until you check your salary.

Maaş **fiş parçası**nı kontrol etmeden atmayın.