"stroll" in Turkish
Definition
Yavaş ve rahat bir şekilde, genellikle keyif için ve belirli bir hedef olmadan yürümek.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan, keyifli ve yavaş yürüyüş belirtir; hızlı yürüyüş veya egzersiz için kullanılmaz. 'Bir tur atmak', 'gezintiye çıkmak' gibi kullanımları yaygındır.
Examples
Let's stroll around the park.
Haydi parkta biraz **dolaşalım**.
She likes to stroll after dinner.
Akşam yemeğinden sonra **dolaşmayı** sever.
We took a stroll by the river.
Nehir kenarında bir **gezinti** yaptık.
We just strolled into that new café to check it out.
Sadece o yeni kafeye biraz **dolaşarak girdik** ve baktık.
Sometimes a slow stroll is all you need to clear your mind.
Bazen zihnini toparlamak için yavaş bir **gezinti** yeterlidir.
They strolled along the beach, chatting about everything.
Onlar sahilde **dolaşırken** her şey hakkında sohbet ettiler.