"stricken" in Turkish
Definition
Ağır sorun, felaket veya hastalıktan çok fazla etkilenen veya zarar gören kişi ya da şey için kullanılır. Genellikle büyük acı veya hasarı vurgular.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da edebi dilde geçer. 'Kurağa mağdur olmuş', 'kederden etkilenmiş', 'yoksulluktan etkilenmiş' gibi ifadelerle sık kullanılır. Küçük sorunlarda kullanılmaz.
Examples
The village was stricken by a severe flood.
Köy, şiddetli bir selden **etkilenmiş**ti.
She was stricken with a sudden illness.
O, ani bir hastalıktan **etkilenmiş**ti.
The country is stricken by poverty.
Ülke, yoksulluktan **mağdur**.
After hearing the news, he looked completely stricken.
Haberi alınca tamamen **etkilenmiş** görünüyordu.
Many regions remain stricken by drought.
Birçok bölge hala kuraklıktan **etkilenmiş** durumda.
She was stricken silent by the shocking news.
Şok edici haberle **etkilenmiş** ve sessiz kaldı.