"strangler" in Turkish
Definition
Birinin boğazını sıkarak öldüren kişi veya şey; bazen başka ağaçları sarıp öldüren bitkiler (örneğin, boğucu incir) için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle boğarak öldüren bir suçlu (haberlerde ya da hikayelerde) için kullanılır. Bazen bitki anlamında da geçer. Terim resmi/objektifdir, olumsuz çağrışımlı.
Examples
The police caught the strangler last night.
Polis dün gece **boğucuyu** yakaladı.
A strangler is very dangerous.
**Boğucu** çok tehlikelidir.
Some plants, like the strangler fig, can kill trees as they grow.
Bazı bitkiler, örneğin **boğucu** incir, büyürken ağaçları öldürebilir.
The city was terrified by reports of a strangler on the loose.
Şehirde bir **boğucu** olduğu söylentileri herkesi korkuttu.
Some detective stories are about catching a clever strangler.
Bazı dedektif hikâyeleri zeki bir **boğucuyu** yakalamakla ilgilidir.
Look at that old tree! It's being taken over by a strangler fig.
Şu eski ağaca bak! **Boğucu** incir tarafından sarılmış.