Type any word!

"straighten" in Turkish

düzeltmektoparlamak

Definition

Eğri veya dağınık bir şeyi düz ve düzenli hale getirmek. Ayrıca bir durumu düzeltmek veya yoluna koymak anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'straighten your back', 'straighten the picture', 'straighten your hair' gibi genellikle nesneler veya vücutla kullanılır. 'Straighten things out', sorunları çözmek veya düzenlemek anlamına gelir. 'Straighten' daha çok düzenli veya hizalı hale getirmek için kullanılır, 'fix' ise daha genel bir onarma anlamı taşır.

Examples

Please straighten the picture on the wall.

Lütfen duvardaki tabloyu **düzeltir misin**?

She used a brush to straighten her hair.

Saçını **düzeltmek** için fırça kullandı.

He stood up to straighten his back.

Sırtını **düzeltmek** için ayağa kalktı.

Give me a minute to straighten the living room before they get here.

Onlar gelmeden önce salonu biraz **toparlamama** izin ver.

We need to straighten things out before this gets worse.

Bu daha kötü olmadan önce işleri **düzeltmemiz** lazım.

I was so nervous that I kept straightening my shirt.

O kadar gergindim ki sürekli gömleğimi **düzeltiyordum**.