"straight" in Turkish
Definition
Hiçbir eğim ya da bükülme olmadan düz olan şey. Aynı zamanda dürüst biri veya heteroseksüel biri anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Sıkça: 'düz çizgi', 'düz git', 'doğru cevap'. 'be straight with me'– bana açık ol. Cinsel yönelim olarak gayriresmîdir. 'forward' ya da 'direkt' ile karıştırmayın.
Examples
Draw a straight line from here to there.
Buradan oraya **düz** bir çizgi çek.
Go straight and turn left at the corner.
**Düz** git ve köşede sola dön.
Please give me a straight answer.
Lütfen bana **doğru** bir cevap ver.
He walked straight into the meeting without knocking.
Kapıyı çalmadan doğrudan toplantıya **düz** girdi.
She told me straight—she doesn't want to go out with me.
Bana **açıkça** söyledi—benimle çıkmak istemiyor.
Are you straight or do you prefer guys?
Sen **heteroseksüel** misin yoksa erkeklerden mi hoşlanıyorsun?