"stowed" in Turkish
Definition
Bir şeyi güvenli ve düzgün şekilde yerleştirmek veya saklamak, özellikle taşıma ya da yer kazanmak için.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yazılı veya resmi bağlamlarda, özellikle seyahat ve taşıma sırasında kullanılır. Eşyaların sadece saklanması değil, düzenli ve güvenli şekilde yerleştirilmesi anlamına gelir.
Examples
The bags were stowed under the seats.
Çantalar koltukların altına **düzenli bir şekilde yerleştirildi**.
She stowed the toys in a box.
Oyuncakları bir kutuya **düzenli bir şekilde yerleştirdi**.
All equipment must be stowed before takeoff.
Kalkıştan önce tüm ekipman **düzenli bir şekilde yerleştirilmeli**.
I quickly stowed my phone in my bag when class started.
Ders başladığında telefonumu hızla çantama **koydum**.
Everything was neatly stowed away, ready for the trip.
Her şey tertemiz **düzenli bir şekilde yerleştirilmişti**, yolculuğa hazırdı.
He checked that his backpack was properly stowed in the overhead compartment.
Sırt çantasının üst bölüme düzgünce **yerleştirildiğinden** emin oldu.