"squealer" in Turkish
Definition
'İspiyoncu', başkalarının sırrını veya kötü davranışını otoriteye bildiren, genellikle güvenilmez ve ihanet eden kişi için kullanılan argo bir ifadedir.
Usage Notes (Turkish)
Kötü anlam taşır ve birine güvenilmeyeceğini ifade eder. Okul veya yasa dışı ortamda sık kullanılır. 'Snitch', 'rat', 'tattletale' ile benzerdir.
Examples
The teacher called Tom a squealer because he told on his classmates.
Öğretmen, sınıf arkadaşlarını ihbar ettiği için Tom'a **ispiyoncu** dedi.
Nobody likes a squealer at school.
Okulda hiç kimse **ispiyoncu** sevmez.
He became known as a squealer after telling the police everything.
Polise her şeyi anlattıktan sonra herkes ona **ispiyoncu** demeye başladı.
Don't be a squealer, just mind your own business.
**İspiyoncu** olma, kendi işine bak.
He acted tough, but everyone knew he was the gang's squealer.
Sert gözüküyordu ama herkes onun çetenin **ispiyoncusu** olduğunu biliyordu.
I can't trust you if you're going to be a squealer every time something happens.
Eğer her şeyde **ispiyoncu** olacaksan, sana güvenemem.