"spur" in Turkish
Definition
‘Spur’ birisini harekete geçmeye veya daha hızlı yapmaya teşvik eden şeydir; ayrıca binicilerin atı daha hızlı koşturmak için kullandığı metal alettir.
Usage Notes (Turkish)
‘On the spur of the moment’ ifadesi aniden ve düşünmeden yapılan bir hareketi tanımlar; 'spur' ayrıca motivasyon veya teşvik anlamında da sıkça kullanılır.
Examples
The rider used a spur to make the horse go faster.
Binici atı hızlandırmak için **mahmuz** kullandı.
His success was a spur for others to try harder.
Onun başarısı başkalarına daha çok çabalamak için **teşvik** oldu.
A reward can spur students to study harder.
Bir ödül, öğrencileri daha çok çalışmaya **teşvik edebilir**.
The new law was passed to spur innovation in technology.
Yeni yasa, teknolojide yeniliği **teşvik etmek** için çıkarıldı.
We made the decision on the spur of the moment.
**Birden bire** karar verdik.
A little competition often spurs people to improve.
Biraz rekabet çoğu zaman insanları gelişmeye **teşvik eder**.