Type any word!

"spout" in Turkish

ağızsu fışkırmasıuzun uzun konuşmak

Definition

'Spout' bir kabın sıvı dökmeye yarayan ağzı ya da oradan çıkan sıvı akışı anlamına gelir. Ayrıca uzun ve şiddetli konuşmak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Teapot spout', 'water spout' gibi kalıplarda sıkça geçer. Fiil olarak 'spout nonsense' gereksiz, saçma konuşmak anlamında kullanılır.

Examples

The teapot has a curved spout.

Çaydanlığın kıvrık bir **ağzı** var.

Water came out of the spout quickly.

Suyun **ağızdan** hızla aktı.

The whale shot a spout of water into the air.

Balina havaya bir **su fışkırması** attı.

Don’t fill the kettle above the spout.

Çaydanlığı **ağız** seviyesinin üzerine doldurmayın.

He’s always ready to spout his opinions at meetings.

Toplantılarda fikirlerini **uzun uzun konuşmaya** her zaman hazır.

After the storm, a broken pipe started to spout water across the street.

Fırtınadan sonra kırık borudan yola su **fışkırmaya** başladı.