"sportsman" in Turkish
Definition
Sporcu (erkek), profesyonel veya yetenekli şekilde spor yapan ve aynı zamanda centilmenliği ile tanınan erkektir.
Usage Notes (Turkish)
Günümüzde 'atlet' veya 'oyuncu' daha yaygın. 'İyi sporcu' dürüstlüğü vurgular. Genellikle erkekler için kullanılır.
Examples
He is a talented sportsman who plays soccer and basketball.
O, futbol ve basketbol oynayan yetenekli bir **sporcu**.
The sportsman won a gold medal at the Olympics.
**Sporcu** Olimpiyatlarda altın madalya kazandı.
My brother wants to be a famous sportsman someday.
Kardeşim bir gün ünlü bir **sporcu** olmak istiyor.
Everyone respected him as a true sportsman who always played fair.
Herkes onu her zaman adil oynayan gerçek bir **sporcu** olarak saygı duydu.
Back in his day, my grandfather was quite the sportsman.
Dedem gençliğinde çok iyi bir **sporcu**ymuş.
There's more to being a sportsman than just winning games.
**Sporcu** olmak, sadece maç kazanmakla bitmiyor; daha fazlası var.