"spleen" in Turkish
Definition
Dalak, karında bulunan, kanı filtreleyen ve bağışıklık sisteminin parçası olan bir organdır. Mecazi olarak öfke veya hınç anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Vent one's spleen' ifadesi güçlü bir şekilde öfke veya sıkıntı ifade etmek için kullanılır. Dalaksız yaşanabilir ancak enfeksiyon riski artar. 'Dalak yırtılması' acil bir tıbbi durumdur.
Examples
The doctor examined his spleen during the check-up.
Doktor, muayene sırasında onun **dalak**ını inceledi.
The spleen helps fight infections in the body.
**Dalak**, vücutta enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olur.
He needed surgery after his spleen ruptured in the accident.
Kazadan sonra **dalak**ı yırtıldığı için ameliyat olması gerekti.
She vented her spleen on social media after being passed over for the promotion.
Terfi alamayınca sosyal medyada **dalak**ını yani öfkesini döktü.
You can live without a spleen, but you'll need extra vaccinations to stay protected.
**Dalak** olmadan yaşayabilirsin ama korunmak için ekstra aşı yaptırman gerekir.
The columnist used his weekly piece to vent his spleen about the state of modern politics.
Köşe yazarı, modern siyasetle ilgili öfkesini haftalık köşesinde **dalak** dökerek ortaya koydu.