"sparks" in Turkish
Definition
Yanan bir şeyden veya metalin çarpışmasından çıkan küçük ışıklar; ayrıca insanlar arasında güçlü duygular ya da heyecan belirtisi için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğul olarak kullanılır. 'Sparks flew' ifadesi genellikle romantik ya da yaratıcı bir ortamda duyguların yoğunluğunu anlatır. Tekili 'spark' bir kıvılcım anlamına gelir.
Examples
The fire made bright sparks in the night.
Ateş, gecede parlak **kıvılcımlar** çıkardı.
Hitting metal with a hammer makes sparks.
Çekiçle metale vurunca **kıvılcımlar** çıkar.
There were sparks between them from the first meeting.
Daha ilk karşılaşmalarında aralarında **kıvılcımlar** vardı.
She smiled, and I swear I saw sparks fly.
O gülümsedi ve yemin ederim **kıvılcımlar** uçuştu.
The debate got heated, and sparks began to fly.
Tartışma kızıştı ve **kıvılcımlar** uçuşmaya başladı.
Their chemistry was obvious—sparks were everywhere.
Aralarındaki çekim çok belliydi—**kıvılcımlar** her yerdeydi.