"sparkling" in Turkish
Definition
Küçük ışık parıltılarıyla parlayan ya da içinde gaz bulunan içecekler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Parlayan' ışık, takı, su, göz gibi şeyler için; 'köpüklü' sadece içecekler için kullanılır. 'Sparkling personality', neşeli ve canlı kişilik anlamındadır.
Examples
The stars looked sparkling in the night sky.
Yıldızlar gece gökyüzünde **parlayan** görünüyordu.
She has a sparkling ring on her finger.
Parmağında **parlayan** bir yüzük vardı.
Would you like still or sparkling water?
Sade mi yoksa **köpüklü** su ister misiniz?
After cleaning, the windows were so sparkling you could see your reflection.
Temizlikten sonra camlar o kadar **parlayan** oldu ki kendi yansımanı görebildin.
Her eyes were sparkling with excitement at the surprise.
Sürpriz karşısında gözleri **parlayan** bir şekilde heyecanla doluydu.
That comedian always brings a sparkling sense of humor to the show.
O komedyen her zaman gösteriye **parlayan** bir espri anlayışı katıyor.