"soup" in Turkish
Definition
Sebze, et veya bakliyat gibi malzemelerin su veya et suyunda pişirilerek yapılan sıvı yemek; genellikle sıcak servis edilir, fakat bazı çorbalar soğuk da olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sayılamayan bir isimdir: 'biraz çorba', 'bir kase çorba' gibi kullanılır; 'bir çorba' genelde tür belirtirken ('bir domates çorbası') söylenir. 'Tavuk çorbası', 'sebze çorbası', 'günün çorbası' gibi kalıplara sıkça rastlanır.
Examples
The soup is hot.
**Çorba** sıcak.
I made soup for dinner.
Akşam yemeği için **çorba** yaptım.
She likes tomato soup.
O, domatesli **çorba** seviyor.
Do you want me to heat up the soup?
**Çorba**yı ısıtmamı ister misin?
This chicken soup really hits the spot on a cold day.
Bu tavuklu **çorba**, soğuk bir günde gerçekten çok iyi geliyor.
I wasn't very hungry, so I just had a bowl of soup.
Çok aç değildim, bu yüzden sadece bir kase **çorba** içtim.