"sorrows" in Turkish
Definition
Zorluklar veya kayıplar karşısında hissedilen derin üzüntü veya acı.
Usage Notes (Turkish)
'Kederler' ve 'üzüntüler' daha çok edebi veya şiirsel dilde geçer. Günlük konuşmada 'sorunlar' ya da 'üzüntü' tercih edilir. Çoğul haliyle birden fazla üzücü olayı anlatmak için kullanılır.
Examples
She could not hide her sorrows from her friends.
O, arkadaşlarından **kederlerini** gizleyemedi.
He spoke of his sorrows after losing his job.
O, işini kaybettikten sonra **kederlerinden** bahsetti.
The movie is about overcoming life's sorrows.
Film, hayatın **kederlerinin** üstesinden gelmekle ilgili.
She tried to drown her sorrows in music after the breakup.
Ayrılıktan sonra **kederlerini** müzikte boğmaya çalıştı.
Time has a way of healing even the deepest sorrows.
Zaman, en derin **kederleri** bile iyileştirir.
He hides his sorrows behind a cheerful smile.
Neşeli bir gülümsemenin arkasına **kederlerini** saklıyor.