"sorrow" in Turkish
Definition
Kaybetme, hayal kırıklığı veya acıdan kaynaklanan derin bir üzüntü. Hem kişisel hisler hem de sanat, müzik veya yazında betimlenen üzüntü anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Keder’ ve ‘derin üzüntü’ daha çok ağır, edebi veya resmi durumlarda kullanılır. ‘Büyük keder’, ‘derin keder’ gibi kalıplar yaygındır ve duygu yoğunluğunu ifade eder.
Examples
Her face showed great sorrow after the news.
Haberi alınca yüzünde büyük bir **keder** vardı.
He spoke with sorrow about his lost dog.
Kayıp köpeğinden **keder** ile bahsetti.
The song is full of sorrow.
Bu şarkı **keder** dolu.
She tried to hide her sorrow, but you could hear it in her voice.
**Keder**ini gizlemeye çalıştı ama sesi bunu ele veriyordu.
There was a lot of sorrow in the room after he left.
O gittikten sonra odada büyük bir **keder** vardı.
To my sorrow, we couldn't help them in time.
Benim **kederim**le, onlara zamanında yardım edemedik.