Type any word!

"soothe" in Turkish

yatıştırmakhafifletmek

Definition

Birini sakinleştirmek ya da acı veya rahatsızlığını hafifletmek.

Usage Notes (Turkish)

'soothe' genellikle nazik, şefkatli bir şekilde kullanılır; ağlayan bebek, boğaz ağrısı veya sınav öncesi stres için uygundur.

Examples

The mother soothed her crying baby.

Anne ağlayan bebeğini **yatıştırdı**.

This cream will soothe your sunburn.

Bu krem güneş yanığını **hafifletir**.

Music can soothe your mind.

Müzik zihnini **yatıştırabilir**.

She tried to soothe his nerves before the exam.

O, sınavdan önce onun sinirlerini **yatıştırmaya** çalıştı.

A hot drink might soothe your sore throat.

Sıcak bir içecek boğaz ağrını **hafifletebilir**.

His words did little to soothe their anger.

Onun sözleri onların öfkesini **yatıştırmak** için pek bir şey yapmadı.