"solitude" in Turkish
Definition
Kişinin kendi isteğiyle huzur içinde yalnız kalması ya da bundan keyif alması durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok şiirsel ya da resmî bağlamlarda geçer. 'seek', 'enjoy', 'love' gibi fiillerle kullanımı yaygındır. Yalnızlık çoğunlukla olumsuzken, 'solitude' kendi isteğiyle seçilen huzurlu yalnızlık anlamındadır.
Examples
He enjoys the solitude of the mountains.
O, dağlardaki **yalnızlığı** sever.
Some people need solitude to think clearly.
Bazı insanlar net düşünebilmek için **yalnızlığa** ihtiyaç duyar.
The artist painted in complete solitude.
Sanatçı, tam **yalnızlık** içinde resim yaptı.
After a busy week, she craves a little solitude to recharge.
Yoğun bir haftadan sonra, biraz **yalnızlık** ile kendini yenilemek ister.
There's something peaceful about walking in solitude early in the morning.
Sabahın erken saatlerinde **yalnızlıkla** yürümekte huzurlu bir şey var.
He found the solitude of the cabin refreshing, not lonely.
Kulübenin **yalnızlığı** onu tazeledi, yalnız hissettirmedi.