"solitary" en Turkish
Definición
Kişi, eylem veya yerin tamamen tek başına olduğunu ya da bir işin yalnız yapıldığını ifade eder. Kimi zaman, yalnızlığı tercih eden kişiler için de kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmî dilde kullanılır; 'solitary figure', 'solitary confinement', 'solitary walk' gibi ifadelerde geçer ve tam anlamıyla yalnız olmayı vurgular.
Ejemplos
He lives a solitary life in the mountains.
O, dağlarda **yalnız** bir hayat yaşıyor.
The prisoner was kept in solitary confinement.
Mahkum, **yalnız** hücrede tutuldu.
A solitary tree stood in the field.
Tarlada **yalnız** bir ağaç duruyordu.
Sometimes I enjoy a solitary walk after work to clear my mind.
Bazen işten sonra zihnimi toparlamak için **yalnız** yürüyüşü severim.
The cat is quite solitary and rarely plays with the others.
Bu kedi oldukça **yalnız** ve nadiren diğerleriyle oynar.
He sat at a solitary table in the corner, reading quietly.
Köşedeki **yalnız** bir masada oturup sessizce kitap okuyordu.