Type any word!

"soliciting" in Korean

권유호객 행위

Definition

Birinden yardım, para veya müşteri istemek; doğrudan bir şey talep etmek. Hukuki olarak fuhuş için müşteri aramak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Korean)

Çoğunlukla resmi ve hukuki alanlarda, örneğin fuhuş ya da yardım toplama gibi bağlamlarda kullanılır. Sosyal hayatta kullanımı itici algılanabilir.

Examples

She was soliciting donations for the new hospital.

O, yeni hastane için bağış **istiyordu**.

The company is soliciting feedback from its customers.

Şirket, müşterilerinden geri bildirim **istiyor**.

He was arrested for soliciting on the street.

O, sokakta **hoşlanmayan tekliflerde** bulunduğu için tutuklandı.

We get people soliciting for different charities almost every weekend.

Neredeyse her hafta, farklı hayır kuruluşları için birileri **yardım istiyor**.

No soliciting signs mean you can't knock on doors to sell things here.

'No **soliciting**' tabelası burada kapı kapı dolaşıp satış yapılamayacağını gösterir.

Are you soliciting me for a favor right now?

Şu an benden bir iyilik **mi istiyorsun**?