"snoop" in Turkish
Definition
Birinin veya bir şeyin gizlice bilgisini aramak, özellikle mahremiyeti ihlal ederek.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi ve genellikle olumsuz bir anlamda kullanılır; başkalarının işine burnunu sokmak anlamında. 'snoop around' gibi kalıplar yaygındır.
Examples
Don't snoop in my room when I'm not home.
Ben evde yokken odamda **gizlice bakma**.
People sometimes snoop on their neighbors out of curiosity.
İnsanlar bazen meraktan komşuları üzerinde **gizlice bakar**.
She likes to snoop into old letters she finds at home.
Evde bulduğu eski mektuplara **burnunu sokmayı** sever.
I caught my brother trying to snoop around my computer last night.
Dün gece kardeşimi bilgisayarımda **gizlice bakmaya çalışırken** yakaladım.
Be careful not to snoop at work; people notice these things.
İşte **burnunu sokmamaya** dikkat et; insanlar bu tür şeyleri fark eder.
Some apps snoop on your data without you realizing it.
Bazı uygulamalar, sen fark etmeden verilerini **gizlice izler**.