"smugglers" in Turkish
Definition
Bir yerden başka bir yere veya ülkeler arasında, yasaları ya da vergileri atlatmak için gizlice ve yasadışı olarak mal veya insan taşıyan kişilerdir.
Usage Notes (Turkish)
'smugglers' kelimesi genellikle haberlerde ve resmi belgelerde geçer. 'drug smugglers' (uyuşturucu kaçakçıları), 'human smugglers' (insan kaçakçıları) gibi kullanımları yaygındır. 'thieves' (hırsızlar) veya 'traffickers' (insan tacirleri) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The police caught two smugglers at the border.
Polis sınırda iki **kaçakçıyı** yakaladı.
Smugglers often use boats to move goods illegally.
**Kaçakçılar** genellikle yasadışı mal taşımak için tekne kullanır.
The smugglers hid the jewelry inside boxes of fruit.
**Kaçakçılar** mücevherleri meyve kutularının içine sakladı.
Local fishermen sometimes spot smugglers late at night.
Yerel balıkçılar bazen gece geç saatlerde **kaçakçıları** fark eder.
Those smugglers were running a huge operation for years before getting caught.
O **kaçakçılar** yakalanana kadar yıllar boyunca büyük bir operasyon yürüttüler.
Everyone in town knew about the smugglers, but nobody said a word.
Kasabadaki herkes **kaçakçılar**ı biliyordu ama kimse tek kelime etmedi.