"sleaze" em Turkish
Definição
Ahlaka aykırı, dürüst olmayan veya yolsuzluk içeren davranış ya da kişiler için kullanılır. Sıklıkla siyaset ya da iş dünyasında görülür.
Notas de Uso (Turkish)
Gayriresmidir ve genellikle siyaset veya iş dünyasındaki etik dışı olaylarda kullanılır. 'political sleaze', 'sleaze bag' gibi kalıplarda geçer. Fiziksel kirlilik için kullanılmaz, sadece ahlaki sorunlar için kullanın.
Exemplos
The newspaper exposed sleaze in the government.
Gazete hükümetteki **ahlaksızlık** olaylarını ortaya çıkardı.
Many people dislike the sleaze in politics.
Birçok kişi siyasetteki **ahlaksızlığı** sevmez.
He is known for his sleaze and lies.
Onun **ahlaksızlığı** ve yalanlarıyla tanınır.
The candidate tried to distance himself from all the sleaze scandals.
Aday kendini tüm **ahlaksızlık** skandallarından uzak tutmaya çalıştı.
You can't trust him—he's a total sleaze.
Ona güvenemezsin—tam bir **rezil**.
After the report came out, the company fired everyone involved in the sleaze.
Rapor çıktıktan sonra şirket, **ahlaksızlık** işlerine karışan herkesi kovdu.