"slaughterhouse" in Turkish
mezbaha
Definition
Hayvanların kesilip et olarak işlendiği yer.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle endüstriyel büyük tesisler için kullanılır; bazen toplu katliamlar için mecaz da olabilir.
Examples
Cows are sent to the slaughterhouse for meat.
İnekler et için **mezbaha**ya gönderilir.
The city built a new slaughterhouse last year.
Şehir geçen yıl yeni bir **mezbaha** inşa etti.
He works at a slaughterhouse every day.
Her gün bir **mezbaha**da çalışıyor.
Animal rights groups often protest outside the slaughterhouse.
Hayvan hakları grupları genellikle **mezbaha**nın önünde protesto eder.
The smell from the slaughterhouse is really strong during summer.
Yazın **mezbaha**dan gelen koku çok güçlü olur.
To her, working in a slaughterhouse was heartbreaking.
Onun için **mezbaha**da çalışmak çok üzücüydü.