"skinner" in Turkish
Definition
Hayvanların derisini yüzen veya post ile ilgili iş yapan kişi. Günlük dilde nadiren kullanılır, daha çok tarihi veya mesleki bağlamlarda geçer.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok teknik veya tarihi anlatımlarda kullanılır. Günlük kullanımda neredeyse hiç rastlanmaz; 'kasap' veya 'derici' ile karışmamasına dikkat edin.
Examples
The skinner worked behind the barn.
**Deri yüzücü** ahırın arkasında çalışıyordu.
My grandfather was a skinner many years ago.
Dedem yıllar önce bir **deri yüzücü** idi.
The village needed a skinner to prepare the hides.
Köy, postları hazırlamak için bir **deri yüzücüye** ihtiyaç duyuyordu.
In that old western, the skinner is one of the toughest characters.
O eski kovboy filminde **deri yüzücü**, en zorlu karakterlerden biriydi.
He started as a skinner, then learned the whole leather trade.
**Deri yüzücü** olarak başladı, sonra bütün deri işini öğrendi.
You don't hear the word skinner much anymore unless you're reading history or talking about old trades.
'**Deri yüzücü**' kelimesi artık neredeyse hiç duyulmaz; sadece tarih ya da eski mesleklerden bahsederken geçer.