Type any word!

"simmer" in Turkish

kısık ateşte pişirmekiçin için kaynamak (duygu)

Definition

Yemeği kaynama noktasının hemen altında, kısık ateşte pişirmektir. Ayrıca duyguların, özellikle öfke veya heyecanın, içten içe artması anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

'Simmer' yemek tariflerinde kaynatmaktan daha düşük ısıda kullanılır. 'bring to a simmer', 'let it simmer' gibi kalıplarla geçer. Duygularda içten içe büyüyen öfke veya heyecan için kullanılır.

Examples

Let the soup simmer for 20 minutes.

Çorbayı 20 dakika **kısık ateşte pişirin**.

Reduce the heat and simmer the sauce until thick.

Ateşi azaltın ve sos koyulaşana kadar **kısık ateşte pişirin**.

The stew should simmer gently, not boil.

Güveç **kısık ateşte yavaşça pişmeli**, kaynamamalıdır.

Her anger continued to simmer beneath the surface.

Onun öfkesi içten içe **kaynamaya** devam etti.

If you simmer the chili overnight, it tastes better.

Sosunuzu gece boyunca **kısık ateşte bırakırsanız** daha lezzetli olur.

Tension between the two teams continues to simmer.

İki takım arasındaki gerginlik **içten içe devam ediyor**.