"sickening" in Turkish
Definition
Son derece rahatsız edici, tiksindirici veya mide bulandıran bir durumu ifade eder; bazen de aşırı derecede rahatsız edici veya şoke edici olaylar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'sickening smell', 'sickening amount', 'sickening news' gibi ciddi derecede rahatsız edici durumlarda kullanılır. Küçük sıkıntılar için kullanılmaz.
Examples
The food had a sickening smell.
Yemekte **iğrenç** bir koku vardı.
It was sickening to see so much trash on the street.
Caddede bu kadar çok çöp görmek **iğrençti**.
She felt a sickening pain in her stomach.
Karnında **mide bulandırıcı** bir ağrı hissetti.
The news of the crime was absolutely sickening.
Suç haberi tam anlamıyla **iğrenç**ti.
That's a sickening amount of greed from the company.
Şirketten gelen bu **iğrenç** açgözlülük miktarı utanç verici.
He turned away at the sickening sight of blood.
Kanın **iğrenç** görüntüsüne dönüp baktı.