"shove" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi sertçe veya kaba bir şekilde itmek. Ayrıca bir şeyi hızlıca ve dikkatsizce bir yere tıkmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
‘İtmek’ genellikle ‘push’tan daha serttir. ‘Birini itmek’, ‘yanından itip geçmek’ ve ‘bir şeyi içine tıkmak’ şeklinde kalıplarla kullanılır. Çoğu zaman kaba veya olumsuz içeriklidir, bazen de hızlıca bir şeyi koymak anlamındadır.
Examples
He shoved the door open.
Kapıyı **iterek** açtı.
Don't shove people in line.
Sıradaki insanları **itme**.
She shoved the papers into her bag.
Evrakları çantasına **tıkıverdi**.
Some guy shoved past me to get on the bus first.
Bir adam otobüse önce binmek için beni **iteledi**.
Just shove your clothes in the suitcase—we're late.
Kıyafetlerini bavula **tık**—geciktik.
I told him not to shove me like that.
Ona beni bu şekilde **itmemesini** söyledim.