"shortage" in Turkish
Definition
İhtiyaç duyulan veya istenen bir şeyin yeterli miktarda olmaması durumudur.
Usage Notes (Turkish)
'kıtlık' ve 'eksiklik' genellikle su, gıda veya işçi gibi ihtiyaç duyulan şeylerde kullanılır: 'su kıtlığı', 'işçi eksikliği'. Sadece genel eksiklikten farklıdır, spesifik bir yetersizlik belirtir.
Examples
There is a shortage of clean water in this village.
Bu köyde temiz su **kıtlığı** var.
The store is closed because of a shortage of workers.
İşçi **eksikliği** nedeniyle mağaza kapalı.
During the war, there was a shortage of food.
Savaş sırasında yiyecek **kıtlığı** vardı.
We’re seeing a serious teacher shortage in many cities lately.
Son zamanlarda birçok şehirde ciddi öğretmen **eksikliği** görülüyor.
Because of the chip shortage, buying a new car is taking much longer than usual.
Çip **kıtlığı** nedeniyle yeni bir araba almak her zamankinden çok daha uzun sürüyor.
If there’s another fuel shortage this winter, things could get difficult.
Bu kış bir yakıt **kıtlığı** daha olursa işler zorlaşabilir.