"shipwrecked" in Turkish
Definition
Bir deniz kazası sonucu geminin batmasıyla bir adada veya kıyıda mahsur kalmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edilgen formda veya sıfat gibi ('gemi kazası geçirmiş denizciler') anlatılır; macera ve hikaye anlatımlarında sık görülür. Araç veya uçak kazaları için kullanılmaz.
Examples
They were shipwrecked on a deserted island.
Onlar ıssız bir adada **gemi kazası geçirmiş** olarak kaldılar.
The sailors became shipwrecked after a terrible storm.
Korkunç bir fırtınadan sonra denizciler **gemi kazası geçirmiş** oldu.
He wrote a book about being shipwrecked.
O, **gemi kazası geçirmiş** olmak hakkında bir kitap yazdı.
By the time help arrived, we had already been shipwrecked for a week.
Yardım geldiğinde, biz zaten bir haftadır **gemi enkazında kalmış** durumdaydık.
They felt completely lost after being shipwrecked so far from home.
Evlerinden bu kadar uzakta **gemi kazası geçirmiş** olmak onları tamamen kaybolmuş hissettirdi.
Sometimes, being shipwrecked can bring out incredible survival skills you never knew you had.
Bazen **gemi kazası geçirmiş** olmak, hiç bilmediğin inanılmaz hayatta kalma becerilerini ortaya çıkarabilir.