"servitude" in Turkish
Definition
Bir kişinin özgürlüğü olmadan zorla çalıştırılıp başka birine itaat etmek zorunda bırakıldığı durum. Genellikle kölelik veya ağır baskı şartlarını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve edebi bir kelimedir, gündelik konuşmalarda sık kullanılmaz. Tarihî, hukuki ve akademik alanlarda rastlanır.
Examples
He lived his whole life in servitude.
Bütün hayatını **kölelik** içinde yaşadı.
Many people fought to end servitude in the country.
Ülkedeki **kölelik**i bitirmek için birçok insan mücadele etti.
Children should never be kept in servitude.
Çocuklar asla **kölelik** içinde tutulmamalı.
He described his job as a kind of modern servitude.
İşini modern bir çeşit **kölelik** olarak tanımladı.
For centuries, servitude was accepted as normal in many societies.
Yüzyıllar boyunca birçok toplumda **kölelik** normal kabul edildi.
Even after gaining freedom, memories of servitude remained fresh.
Özgürlük kazandıktan sonra bile, **kölelik** anıları taze kaldı.