"seizure" in Turkish
Definition
Aniden gerçekleşen hastalık krizi, özellikle epilepsi gibi. Ayrıca, yasal yetkiyle bir eşyanın veya malın el konulması anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi anlamda 'nöbet geçirmek' ifadesi kullanılır, hukuki anlamda ise 'el koymak' şeklindedir.
Examples
The doctor helped the patient during a seizure.
Doktor, hastaya **nöbet** sırasında yardım etti.
The police ordered a seizure of illegal drugs.
Polis, yasa dışı uyuşturucuların **el koyma**sını emretti.
She has not had a seizure in months.
O, aylardır **nöbet** geçirmedi.
He had a seizure at work, and his coworkers called an ambulance immediately.
İş yerinde **nöbet** geçirdi ve iş arkadaşları hemen ambulansı aradı.
The seizure of assets was part of the government's anti-corruption effort.
Varlıkların **el koyma**sı hükümetin yolsuzlukla mücadele çabasının bir parçasıydı.
After the accident, she lived in fear of another seizure.
Kaza sonrası, tekrar bir **nöbet** geçirme korkusuyla yaşadı.