"sedate" in Turkish
Definition
Birine sakinleşmesi veya uyuması için ilaç vermek; ayrıca sakin ve huzurlu bir ortamı ya da kişiyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Fiil olarak genellikle tıbbi ve resmi durumlarda ('hastayı sakinleştirmek') kullanılır. Sıfat olarak sakin ve huzurlu durum veya ortamlar için uygundur, heyecanlı ya da hareketli durumlar için kullanılmaz.
Examples
The doctor will sedate the patient before surgery.
Doktor ameliyat öncesi hastayı **sakinleştirecek**.
He spoke in a sedate voice during the meeting.
Toplantıda **sakin** bir sesle konuştu.
She lives in a sedate neighborhood.
O **sakin** bir mahallede yaşıyor.
The vet had to sedate the dog so they could fix its paw.
Veteriner, köpeğin ayağını tedavi edebilmek için onu **sakinleştirmek** zorunda kaldı.
After such a busy week, I’m ready for a sedate weekend at home.
Yoğun bir haftadan sonra evde **sakin** bir hafta sonuna hazırım.
He leads a sedate life, avoiding drama and excitement.
Dramadan ve heyecandan uzak **sakin** bir hayat sürüyor.