"scrubbing" in Turkish
Definition
Bir şeyi fırça, sünger veya bezle kuvvetlice sürterek temizlemek. Genellikle kir veya lekeleri güçlü ovmayla çıkarmaktır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok güç gerektiren temizlik işlerindedir; örn. 'scrubbing the floor', 'scrubbing pots.' 'Wiping' gibi hafif temizlikten farklı; hassas eşyalar için uygun değildir.
Examples
She is scrubbing the kitchen floor.
O mutfak zeminini **ovalamakta**.
I spent an hour scrubbing the bathroom tiles.
Banyo fayanslarını bir saat **ovaladım**.
He is scrubbing his hands with soap.
O ellerini sabunla **ovuyor**.
The old stains finally came off after some hard scrubbing.
Eski lekeler, biraz sert **ovalamadan** sonra sonunda çıktı.
I hate scrubbing baked-on food from pots and pans.
Tencerelerdeki yapışmış yemekleri **ovalamaktan** nefret ediyorum.
Try scrubbing with a little baking soda to remove the smell.
Kokuyu gidermek için biraz karbonatla **ovalamayı** deneyin.