Type any word!

"scrounge" in Turkish

arılamakdilenmektoplamaya çalışmak

Definition

Kendi ihtiyacı olduğunda genellikle başkalarından bir şey istemek, aramak ya da ödünç almak yoluyla bir şey elde etmek.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada kaba veya çaresizce bir hava verebilir, sık talep etmek negatif algılanabilir. Küçük şeyler için daha uygundur; resmi yazışmalarda nadirdir.

Examples

Can I scrounge a pencil from you?

Senden bir kalem **arılayabilir** miyim?

He tried to scrounge lunch from his friends.

Arkadaşlarından öğle yemeği **dilenmeye** çalıştı.

We managed to scrounge enough money for the tickets.

Biletler için yeterli para **toplamayı başardık**.

I always have to scrounge a ride to work because my car is broken.

Arabam bozuk olduğu için işe gitmek için her zaman **bir yol bulmak zorunda kalıyorum**.

She managed to scrounge up some cash for the concert at the last minute.

Son anda konser için biraz nakit **toplayabildi**.

People sometimes scrounge for free food at parties.

İnsanlar bazen partilerde ücretsiz yemek **aramaya** çalışır.