"scrambling" in Turkish
Definition
Bir yere hızlıca ve zorlukla tırmanmak; ayrıca bir şeyi karıştırmak veya bilgiyi anlaşılmaz hale getirmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek anlamda (tırmanmak), hem de figüratif olarak (aceleyle bir şey yapmak) kullanılır. Yemekte 'scrambling eggs' yaygındır; teknikte ise veri gizleme için kullanılır.
Examples
The children were scrambling up the steep hill.
Çocuklar dik tepeye **tırmanıyordu**.
She is scrambling the eggs for breakfast.
O kahvaltı için yumurtaları **çırpıyor**.
The hikers were scrambling over the rocks.
Yürüyüşçüler kayaların üzerinden **tırmanıyorlardı**.
I was scrambling to finish my homework before class.
Dersi başlamadan önce ödevimi bitirmek için **çabalıyordum**.
My thoughts were scrambling after the bad news.
Kötü haberi aldıktan sonra düşüncelerim **karıştı**.
They are scrambling the signal to keep the broadcast private.
Yayını gizli tutmak için sinyali **karıştırıyorlar**.