"scour" in Turkish
Definition
Bir şeyi çok kuvvetlice ovup temizlemek veya bir şeyi bulmak için bir alanı ya da belgeyi dikkatlice aramak.
Usage Notes (Turkish)
Zorlu lekeleri temizlerken veya ayrıntılı aramalar için kullanılır. Kısa, hızlı aramalarda kullanılmaz.
Examples
I need to scour the pot because it is burnt.
Tencere yandı, onu **ovalamam** gerekiyor.
We will scour the park for your lost keys.
Kaybolan anahtarlarını bulmak için parkı **didik didik arayacağız**.
She used soap to scour the dirty floor.
Kirli zemini sabunla **ovdu**.
We scoured the internet for the best deals on flights.
Uçak biletleri için en iyi fırsatları bulmak amacıyla interneti **didik didik aradık**.
The detectives scoured the crime scene for evidence.
Dedektifler, kanıt bulmak için olay yerini **didik didik aradı**.
After dinner, he stayed to scour the stubborn stains off the plates.
Akşam yemeğinden sonra, tabaklardaki inatçı lekeleri **ovalamak** için kaldı.