"saver" 的Turkish翻译
释义
Tasarrufçu; para, zaman veya kaynaklarını harcamak yerine biriktiren kişidir.
用法说明(Turkish)
'good saver' denildiğinde genellikle para biriktirmede iyi olan kişi kastedilir. 'time-saver' zaman kazandıran araç veya yöntemler için de kullanılır. 'Saver' kelimesi hayat kurtaran anlamında kullanılmaz.
例句
He is a smart saver and always puts money aside every month.
O zeki bir **tasarrufçu** ve her ay kenara para koyar.
My sister is a great saver, but I spend all my money.
Kız kardeşim harika bir **tasarrufçu**, ama ben tüm paramı harcıyorum.
This new device is a real time-saver for cleaning the house.
Bu yeni cihaz, evi temizlemek için gerçek bir **zaman kazandıran şey**.
I'm not much of a saver—I prefer to enjoy my money now.
Ben çok iyi bir **tasarrufçu** değilim—paramı şimdi harcamayı tercih ediyorum.
Becoming a good saver takes discipline and patience.
İyi bir **tasarrufçu** olmak disiplin ve sabır gerektirir.
That app is a real life saver when I forget my passwords.
Şifrelerimi unuttuğumda o uygulama gerçek bir **kurtarıcı**.