"sanctions" in Turkish
Definition
Bir ülkenin veya grubun başka bir ülke ya da gruba davranışını değiştirmek amacıyla koyduğu cezai veya kısıtlayıcı resmi önlemler; genellikle ticaret veya finansal faaliyetlerle ilgilidir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok siyaset ve ekonomi alanlarında, ülke ve kuruluşlara karşı alınan resmi önlemleri belirtmek için kullanılır. Daima çoğul biçimde kullanılır: 'sanctions'.
Examples
The United Nations placed sanctions on the country.
Birleşmiş Milletler ülkeye **yaptırımlar** uyguladı.
The government decided to lift all sanctions.
Hükümet tüm **yaptırımlar**ı kaldırmaya karar verdi.
Trade sanctions often affect the economy of both countries.
**Ticari yaptırımlar** genellikle her iki ülkenin ekonomisini etkiler.
They introduced stricter sanctions after the conflict escalated.
Çatışma alevlenince daha sıkı **yaptırımlar** getirildi.
There has been a lot of debate about whether these sanctions are effective.
Bu **yaptırımlar**ın etkili olup olmadığı konusunda çok fazla tartışma oldu.
Companies worry that new sanctions will make it harder to do business.
Şirketler, yeni **yaptırımlar**ın iş yapmayı zorlaştıracağından endişe ediyor.