"salvage" in Turkish
Definition
Kaza veya zarar sonrası değerli bir şeyi yok olmaktan ya da zarardan kurtarmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok teknik veya resmi ortamlarda ('salvage operation', 'salvage value') kullanılır. Genellikle eşyalar veya değerli şeyler için uygundur, insanlar için kullanılmaz.
Examples
They tried to salvage what was left after the fire.
Yangın sonrası geriye kalanları **kurtarmaya** çalıştılar.
The workers managed to salvage some equipment from the flooded warehouse.
İşçiler, su basan depodan bazı ekipmanları **kurtarmayı** başardı.
He hopes to salvage his reputation after the scandal.
Skandaldan sonra itibarını **kurtarmayı** umuyor.
Engineers worked through the night to salvage crucial data from the damaged hard drive.
Mühendisler, hasarlı sabit diskten önemli verileri **kurtarmak** için gece boyunca çalıştı.
Only a few pieces of furniture could be salvaged after the flood.
Sel felaketinden sonra sadece birkaç parça mobilya **kurtarılabildi**.
We tried our best to salvage the situation, but it was already too late.
Durumu **kurtarmak** için elimizden geleni yaptık ama artık çok geçti.