"sal" in Turkish
Definition
Sal, eski veya bölgesel olarak kullanılan gayriresmî bir selamlaşma ifadesidir. Genellikle belirli diyalektlerde veya edebi eserlerde görülür, modern İngilizcede kullanılmaz.
Usage Notes (Turkish)
‘sal’, günümüzde neredeyse hiç kullanılmaz; daha çok edebiyatta veya belirli köy ağzında karşınıza çıkabilir. Selam veya veda içerdiği bağlama göre değişir.
Examples
He said, “Sal,” when he saw his old friend.
Eski arkadaşını görünce “**sal**” dedi.
In the story, the farmer says sal to everyone in the village.
Hikayede, çiftçi köydeki herkese '**sal**' dedi.
She waved and said sal before leaving.
O ayrılmadan önce el sallayıp '**sal**' dedi.
I only know sal from old books—I’ve never heard anyone use it in real life.
Ben '**sal**' kelimesini sadece eski kitaplardan biliyorum—gerçek hayatta kimseden duymadım.
The dialogue sounded rustic, with characters greeting each other with sal.
Karakterlerin birbirine '**sal**' diyerek selam verdiği diyaloglar köylüce geliyordu.
If you run into sal in a novel, don’t assume it’s modern everyday English.
Bir romanda '**sal**' ile karşılaşırsan, bunun modern günlük İngilizce olduğunu sanma.