"sag" in Turkish
Definition
Bir şeyin ağırlık, yaş veya destek eksikliği nedeniyle ortasından aşağı doğru eğilmesi ya da sarkması. Ayrıca birinin veya bir şeyin gücünü veya canlılığını kaybetmesi anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle halatlar, raflar, tavan ya da deri gibi nesnelerde kullanılır. Bazen duruş veya ruh hali için de geçerlidir. Yapılar için 'droop'tan daha resmidir; duruş için ise 'kambur durmak' yaygındır.
Examples
The old shelf started to sag in the middle.
Eski raf ortasından **sarkmaya** başladı.
Her skin began to sag with age.
Yaşı ilerledikçe cildi **sarkmaya** başladı.
The rope will sag if you hang something heavy on it.
Ağır bir şey asarsan ip **sarkar**.
By the end of the hike, my backpack was really starting to sag.
Yürüyüşün sonunda sırt çantam gerçekten **sarkmaya** başlamıştı.
His shoulders sagged when he heard the bad news.
Kötü haberi duyunca omuzları **düştü**.
Be careful—the ceiling looks like it's starting to sag over there.
Dikkat et—tavan orada **sarkmaya** başlamış gibi görünüyor.