"safeguard" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi zarardan veya tehlikeden korumak; veya koruma sağlayan bir kural, önlem ya da cihaz.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ya da teknik alanlarda kullanılır. 'safeguard against' için 'karşı korumak' veya 'önlem almak' denir. 'save' ya da 'guard' ile her durumda değiştirilemez.
Examples
We must safeguard our children from harm.
Çocuklarımızı zarardan **korumalıyız**.
Passwords are a safeguard for your online accounts.
Şifreler, çevrimiçi hesaplarınız için bir **önlemdir**.
The helmet acts as a safeguard when riding a bike.
Bisiklet sürerken kask bir **önlem** görevi görür.
Extra funds were set aside to safeguard the project from unexpected delays.
Projeyi beklenmedik gecikmelerden **korumak** için ek fonlar ayrıldı.
There are several legal safeguards to prevent fraud in the system.
Sistemde dolandırıcılığı önlemek için birkaç yasal **önlem** var.
The company introduced strict policies to safeguard employees’ rights.
Şirket, çalışanların haklarını **korumak** için sıkı politikalar uyguladı.