"saddled" en Turkish
Definición
Bir hayvana eyer takılmış ya da birinin üzerine zor ve istenmeyen bir yük veya sorumluluk yüklenmiş olması.
Notas de Uso (Turkish)
Sıklıkla 'saddled with problems' gibi, istenmeyen ya da ağır bir yükün taşındığı durumlar için kullanılır. Gerçek anlamı nadiren kullanılır.
Ejemplos
The horse was saddled and ready to go.
At **eyerlenmişti** ve gitmeye hazırdı.
She felt saddled with too much homework.
Çok fazla ödevle **yüklenmiş** gibi hissetti.
He is saddled with debt after losing his job.
İşini kaybettikten sonra borçla **yüklenmiş** durumda.
She got saddled with the family business when her parents retired.
Ailesi emekli olduğunda aile işinin **yükünü üstlendi**.
I'm always saddled with organizing the office party.
Ofis partisini düzenleme işi her zaman **bana yükleniyor**.
They were saddled with extra costs because of the delay.
Gecikme yüzünden ek maliyetlerle **yüklenmişlerdi**.