"sacrifice" in Turkish
Definition
Birine yardım etmek veya önemli bir hedefe ulaşmak için değerli bir şeyden vazgeçmek. Ayrıca dini törenlerde kurban vermek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘fedakarlık yapmak’, ‘kişisel fedakarlık’ gibi ifadelerle ciddi ve duygusal durumlarda kullanılır. Daha çok zaman, para veya rahatlıktan vazgeçmek için geçerlidir; dini anlamı gündelik konuşmada nadirdir.
Examples
Parents often sacrifice their free time for their children.
Ebeveynler genellikle çocukları için boş zamanlarını **feda ederler**.
Getting this job took a lot of sacrifice.
Bu işi almak için çok fazla **fedakarlık** gerekiyordu.
In the story, they sacrifice an animal to the gods.
Hikayede tanrılara bir hayvan **kurban ediyorlar**.
I know you sacrificed a lot to get here, and I don't take that lightly.
Buraya gelmek için çok **fedakarlık** yaptığını biliyorum ve bunu hafife almıyorum.
She's not willing to sacrifice her health for a higher salary.
O, daha yüksek maaş için sağlığını **feda etmek** istemiyor.
We had to sacrifice comfort if we wanted to save money on the trip.
Seyahat masraflarından tasarruf etmek için konfordan **fedakarlık** yapmamız gerekti.