"sabotaging" in Turkish
Definition
Bir şeyi bilerek bozmak, zarar vermek veya düzgün çalışmasını engellemek; genellikle birinin başarısını önlemek amacıyla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve günlük dilde sıkça kullanılır; iş, ilişki ve kişisel gelişim bağlamlarında geçer. 'Self-sabotaging'—'kendi kendini baltalamak' şeklinde kullanılır. Kazara zarar için kullanılmaz.
Examples
She is sabotaging her own success by coming late every day.
Her gün geç gelerek kendi başarısını **baltalıyor**.
The workers were accused of sabotaging the machines.
İşçiler makineleri **sabote etmekle** suçlandı.
Someone keeps sabotaging our project.
Birisi sürekli projemizi **baltalıyor**.
I caught him sabotaging my computer—no wonder it kept crashing.
Onu bilgisayarımı **sabote ederken** yakaladım—sürekli bozulmasının sebebi buymuş.
Stop sabotaging yourself and start believing you can do it.
Kendini **baltalamayı** bırak ve başarabileceğine inanmaya başla.
Some team members are quietly sabotaging the new plan because they don’t agree with it.
Bazı ekip üyeleri, yeni plana katılmadıkları için sessizce planı **baltalıyor**.