Type any word!

"saber" in Turkish

kılıç (eğri ağızlı)sabre (eskrim için)

Definition

Kılıç, tek tarafı keskin ve eğri bir bıçağa sahip olan özel bir kılıç türüdür; genellikle süvariler kullanır. Eskrimde ise üç ana silahtan biridir.

Usage Notes (Turkish)

Her kılıç için kullanılmaz; bıçağı eğri ve tek kenarı keskin olan özel bir türdür. Eskrimde ise ayrı bir ''sabre'' tanımı vardır. İspanyolca veya Portekizcedeki fiille karıştırmayınız.

Examples

The knight carried a sharp saber into battle.

Şövalye savaşa keskin bir **kılıç** ile gitti.

A saber has a curved blade and is used by cavalry.

Bir **kılıç** eğri bir bıçağa sahiptir ve süvariler tarafından kullanılır.

He collects old sabers from museums.

O, müzelerden eski **kılıçları** toplar.

During the ceremony, the officer raised his saber in salute.

Tören sırasında subay **kılıcını** selam vererek kaldırdı.

He fenced well with the saber and won his match.

O, **kılıç** (sabre) ile iyi eskrim yaptı ve maçını kazandı.

The museum's new display features a samurai saber from the 1800s.

Müzenin yeni sergisinde 1800'lerden bir samuray **kılıcı** bulunuyor.